14 Haziran 2015 Pazar

Göresim Geldi & Doktora tezi savunma hikayem

Özledim'in en ciğerli söylenişidir bana göre göresim geldi..
Bizim burda çok telafuz edilir. 
Eski anılarım canlandı az önce ve aklıma bir zamanlar anılarımı biriktirdiğim bu blog geldi..
Uzun zamandır yazmamışım yine, zaten azaltmıştım yazmayı, gördüm ki iyice boşlamışım.. Umursamadığımdan değil aslında, unuttuğumdan.
Bu yılın ilk 4 ayı öyle hızlı geçti ki, tutulduğum kariyer sevdasını bitirebilmek, o vuslata erebilmek için hayatı boşladım resmen..
Sadece hedefe odaklandım, ama sadece..
Gözüm hiçbir şey görmedi.. Stres dolu geceler ki tez savunmasına günler kala gece uykularımı yitirmiştim. Gözümü uyumak için her yumduğumda kendimi jurinin önünde buluyordum,
sanırım kendimi o güne kadar asla hazır hissetmediğimden o anı yaşamaya korktuğumdan uyuyamıyordum. Hiç içmediğim kadar enerji içeceği içtim, fayda etti mi? Hayır :)
Kendi kendime konuşurken yakalıyordum kendimi, gülüyordum halime..:)
Evlatlarımla son bir hafta hiç ilgilenemedim, kızımı anneme emanet ettim,
onu da ayrı bi vicdan yaptım zaten..
Ama şunu düşündüm hep,
anneleriyle gurur duyacaklar, onların yükü bu kadar çokken üzerimde bir de yetinmeyip annemiz kariyer sevdasına tutulmuş ve bunu biz miniminnacıkken yapmış desinler diye.. 

Hayat beni hiç hayal etmediğim yerlere savurdu..
Daha lisedeyken bambaşka hayallerle girdiğim üniversite sınavından talihsizlikle yerleştiğim bu bölümde, bir hocamın "otların içinde çiçek olarak büyü ve sahip olduğun şartların olumlu yanlarını keşfet" sözü kulaklarımda hala..
Bu lafa kimileri gülmüştü aslında ama, azimle ilerlediğim bu yolda nihayi sona ulaştım ve bu bölümde okumamın zaman kaybı olduğunu söyleyenleri şaşırtarak doktor ünvanını almak nasip oldu. Henüz akademik bir kimliğim, bi kadrom yok belki ama,
bir hayalim vardı o gerçek oldu,
bence en önemlisi de bu..

Bugüne kadar pek çok sınava, mülakata girdim aslında ama sanırım en can alıcısı buydu benim için (hocalarım doçentliğin son aşama ve bunun birkaç katı zorlukta olduğunu
konuştular savunma günümde :))
Sınavdan bir gece önce günlerdir yaşadığım gerilim bir anda yok oldu,
enteresan bir rahatlama geldi.
Günlerdir uyuyamama rağmen gözlerime bi cinlik geldi, enerji patlaması yaşadım,
sanırım gece 02.30 civarıydı..
Odaları tek tek gezdim, çocuklarıma baktım, şükrettim sahip olduklarıma ve günlerdir sevgili kocamın çok büyütüyorsun diye sözde motive edici söylemleri (!) ile onu da selamladım uykuya dalmadan ve fısıldadım:

-"yarın o binişi giyeceğim, göreceksin" dedim :)

Sabahleyin (ki 3 saat falan uyuyabilmiştim), kahvaltı ve hazırlanma seramonisinin
ardından düştük beyimlen yola..
Jürimin biri çevre illerden birinden geldiği için sabah saatlerinde yola çıkmış ve öğleye doğru geldiği için ben heycanımı yenmek konusunda epeyce bir yol katetmiştim. 
Günlerdir bir saatin altına düşüremediğim tez sunumumu ile defa 40 dakikada hatmederek sundum :)
Bittiği anı hatırlıyorum şimdi,
o son slayttaki cümlelere geldimde içimde kabaran çoşku,
TARİFSİZ.. mutluluk, heyecan, hüzün, zafer.. neler kopuyor içimde neler..
Sunumun ardından elbette jüriye karşı tezi savunma vardı, ona geçmeden önce arada yeme içme bahanesiyle ben epeyce bir gevşemiştim artık.
Yaklaşık 40 dakika kadar da savunma sürdü, azcık terledim tabi :)

Ve mutlu son,
Jürinin kararını açıklama anı..
4,5 yıldır çekilen çileler, dökülen göz yaşları, alınamayan sonuçlar, ama azimle tekrar elde edilen, pes etmeden, geceleri bile, hatta doğuma 2 hafta kalana kadar laboratuardan çıkmamakta, biraz daha çalışayım diye inat eden ben işte kazandım, bu benim en büyük zaferim,
bu ünvanı almayı hakettim,
bu kararı danışman hocamdan duydum..

Biniş giydirme merasiminin ardından tebrikler..kutlamalar..mutluluk göz yaşları..

Başta anneme ve babama çok teşekkür ettim, onların desteği olmasaydı asla başaramazdım.
Eşim, can yoldaşım asla hakkını inkar edemem, şüphesiz o da en büyük destekçimdi..

Ve savunmanın sonunda da söylediğim gibi, bir insanın bir yola çıktığında doğru rehberi seçmesi çok önemli.. Sevgili Danışman hocam.. Onu tercih etmiş olmaktan hiçbir zaman pişman olmadım,
bilakis ondan çok şey öğrendim,
İyiki onu tanıdım, onunla çalıştım..

Hiçbir emek sonuçsuz kalmaz, başarmak için önce inanmak lazım ve en önemlisi sizi destekleyen insanlar hayatınızda varsa, mevla da takdir etmişse başarı sizin kaderinizdir..
Dr. Esra YAĞIZ







8 yorum:

  1. gerçekten tebrikler... kendimi gördüm yazınızda haddim olmadan, geçmişte engellenmiştim hertürlü başarıma ragmen şu anda elime geçen fırsatları değerlendirmeye çalışıyorum ve zorlu bir eğitim döneminden geçiyorum.
    size destekleyenlere de benim destekçilerime de çok teşekkürler böyle insanlar iyiki var ALLAH eksik etmesin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfirullah Tuğba hanım, başarıya giden çetrefilli yollar çoğu zaman benzerdir birbirine.. Sizin de dediğiniz gibi o iyi insanlar hayatımızdan hiç eksik olmasın inşallah. Size de zorlu mücadelenizde başarılar dilerim, güzel yorumunuz için de teşekkürler :)

      Sil
  2. Canım benim heppp mutlu ve huzurlu yollarda yüremen dileğiyle,çünkü senin kalbin öyle temiz ki,ne mutlu bana seni tanıdığım için...Hayat boyu başarılar tebrikler :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım güzel yorumun ve dileklerin için çok teşekkür ederim, iyiki varsın ;)

      Sil
  3. çok sevindim inan hep merak ediyordum tezi ne oldu acaba diye arada bakıyordum. şimdi duygulanarak okudum anlamlı başarı öykünü :)
    çook tebrik ediyorum çokk :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım arkadaşım çok teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Tatlım yıllardır verdiğin emeğin karşığı bu işte... tebrik ediyorum seni... buradan da yazmış olayım... Allah nasip etti bu güzel günleri de çok şükür... herşey güzel gönlünce olsun canım benim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim ablacım, Rabbim çocuklarımızın daha da güzel başarılarını göstersin hepimize inşallah. Amin.

      Sil

Değerli Yorumunuz için Teşekkür Ederim..