18 Ekim 2018 Perşembe

Zaman Süpriz Yumurta Gibi..

Akıllı telefonlara alıştıktan sonra blog okuma-yazma işinden nedense epeyce uzak kaldım. Halbuki ne çok sevmiştim blog yazmayı.. Şimdi çok zor geliyor yazmak. Eski anılarımı dönüp okuduğumda yaşadığım histen sonra diyorum "bak ne iyi geldi, o zaman nasıl düşünmüşsün.." falan diye kendi kendime dönüp konuşuyorum bu vesileyle. Ama eli değmiyor insanın hayat telaşından gerçekten.
Neyse bir özet geçeyim o halde:) Neler oluyor hayatta;

1-Emirhan 2.sınıf oldu. Tempolu bir okul hayatımız var. Kendi eğitimimde gördüğüm eksiklikler ve hatalar evladımın başına gelmesin diye ben de bir öğretmen titizliği ile günlük alıştırma notları, yaş grubuna özel okumalıklar, ingilizce videoları falan derken, cumburlop okul hayatına daldım. Şimdilik keyfimiz yerinde, kuzum azimli, gayret ediyor. Başarının tadını tattı ve başarısızlık onun için bir rahatsızlık. Bu nedenle şimdilik herkes sorumluluklarından memnun (şükür).

2- Hira kuşu bu yıl kreş yerine anaokuluna gidiyor. Yarım gün olmasını ben istedim. Ayrıca 2 yıl kreş eğitiminden sonra okul değişikliğinin de iyi olacağını düşünüyorum. Ki şuana kadar o da halinden memnun. Öğretmenini, arkadaşlarını okulunu sevdi. Çenesi pek düşük :) neler neler konuşuyoruz. Dün akşam mutfakta yemek yapmaya çalışıyorum. Ayağımın altında dolanıyor. Yardım etmeye çalışıyor. Ama sıcak tencerelerin etrafında dolanmasından çok rahatsız oldum ve onu salona yollamak istedim. Bu vesileyle "biraz çizgi film izlesene, yemek hazır olunca seni çağırırım"dedim. Cevaben "ama ben mutfağımızı ve seni çok özledim. Sohbet etmek istiyorum, televizyon izlemek değil "dedi. Aldım cevabımı katladım, yüreğimin en güzel yerine koydum:) Canım kızım benim. Bazen ne düşüncesizlikler ediyorum. Düşünemiyorum malesef. Affet beni:(

3-İş hayatım şuan monotona bağlandı. Gece nöbetlerine uzunca bir süre mola (buraya dans eden emoji) verdim. Sabun işleri çok birikti. Çok siparişim var bekleyen ama benden bir tane olduğu için yetişemiyorum her şeye. Seviyorum ama sabun-krem vs yapmayı. Çok dinleniyorum. Keşke sadece o işle ilgilenebilsem..

4-Eşim terfiden sonra tam bir iş kolik oldu. Çok yoruluyor ama şükür ki işini severek yapıyor. Gezmeyi, görmeyi istediğimiz yer çok ama zamanımız yok :)

5- Geçtiğimiz Nisan ayında kardeşim de evlendi ve böylece ailemizde bekar kimse kalmadı :) Evlenmesi neyse de Almanya ya yerleşmiş olmasına hala alışamadık. Meğer elimiz ayağımız olmuş. Her işimize koşarmış. Yokluğunda daha çok anladık.. (mutlu olsun da..). Çocuklar çok üzüldüler o gidince. Emirhan günlerce ağladı. Hala daha bahsi geçince gözleri doluyor. 

6-Yaz dolu dolu geçti. Düğünümüzün başlı başına telaşlı günlerdi. İki Ankara seyahatimiz oldu(bu sadece benim). Arada 10 günlük bir deniz tatili yapma fırsatımız oldu. İyice dinlendik. Çocuklar denize ve havuza doydu. Onun dışında onlarla yaz tatili boyunca bol bol gezdik. Sık sık havuza gittik. Parkta yürüyüşler yaptık. Bol bol dondurma yedik (ne güzeldi..). Emirhan 15 gün anneannesi ve dedesiyle İstanbul gezisi yaptı. Bu onun aklı ermişken ilk uçak ve İstanbul deneyimi oldu. Çok iyi geldi ona.

7-Melike adında bir yeğenim oldu. Bu ikinci yeğenim. Dünya tatlısı :)

8-Acı kayıplarımız da oldu ne yazık ki..:(

9-Ve en güzel haber 3. defa anne olmaya hazırlanıyorum inşallah. 12 haftalık şuanda bebeğim. Evlatlarım ve biz bir kişi daha çoğalmanın verdiği mutlulukla heyecan içince kavuşmayı bekliyoruz. 

10- Ve ben.. 32 yaşımı doldurdum. Yeni hayat dersleri edindim. Daha bir olgunlaştım. İç dünyama ve aileme daha sıkı sarılıyorum artık. Şunu çok daha iyi kavradım ki insan belli bir yaşa kadar edindiği dostlar dışında hayatına hiç arkadaş dahil etmek istemiyor. Yük geliyor. taşıyamıyor. Yaşadığımız hazin tecrübeler de çok kıymetli. Bir çivi gibi duruyorlar hafızamızın en tatlı köşesinde :)
Bu nedenle edindiğim tecrübeleri, tattığım acıları, gönül yaralarımı, mutluluklarımı, heyecanlarımı çok seviyorum. İnsan hepsiyle bir bütün. Başka türlü mümkün olmazdı zaten. 

Yazacak çok sey var ama hayatımın hatırda en net kalan özeti şuanda bu şekilde..
 Sevgiyle..

23 Mayıs 2017 Salı

Rahan Sabun

Yine uzuuun bir aranın ardından kısacık bir anı yüklemesi yapalım.
Yeni uğraşım doğal sabunlar :)
Lisans dönemimdeyken yine bir ara küçük bir fabrikada çalışmış ve doğal sabunları çok sevmiştim. Şimdi ihtiyaçtan doğan bu serüven bir anda yeni ek işim oluverdi ve hayatıma renk kattı. Kolay olmadı tabi sabunu tutturmak, çok pes ettiğim anlar oldu ama iyi sabun yapanların hikayelerini okuyunca sonunda ben de başaracağıma inandım ve pes etmeden devam ettim. Şimdi çok şükür güvenle ürettiğim ve gönül rahatlığı ile satışa sunduğum katı ve sıvı doğal sabunlarım var.
Yakında işleri büyütüp üretim iznini de alıp küçük bir üretim atolyesi açmayı planlıyorum.
Kendimi her daim geliştirmeye, yeni şeyler denemeye ve en iyisini üretmeye gücüm el verdikçe devam edeceğim...(instagram hesabım : kimyageranne)
Marka için isim ararken çocuklarımın isimleriyle sentezlediğim RaHan ismini çok sevimli buldum ve bu şekilde devam ediyorum şuan (hiRA-emirHAN:))
Sabunlarımdan bazıları..



 defne meyvesi yağlı sabun



Defne meyvesi yağlı katı ve sıvı sabun 





Kalendula (aynısefa) bitkisi ile yapılmış özel sabun




lavanta esansiyel yağlı katı sabun






Lavanta esansiyel yağlı sıvı sabun







Sağlıcakla :)


1 Ocak 2017 Pazar

2016'dan geriye kalan..


Bu yılın özeti..
çok eksik var tabi ama geriye bakınca aklımda kalan en güzel anlarımdan..
2017'nin 2016'dan çok ama çok daha güzel olmasını istiyorum. Nasıl bir yıldı, Allah'ım daha ağırından sana sığınırız. Dünya'da barış olsun, hiçbir çocugun göz yaşı şehit olan babası-annesi yüzünden ya da bir savaşın ürküntüsünden akmasın. Savaşlar, terör sona ersin. Çocuklarımızı huzur için, sağlıkla büyütebilelim inşallah.
Bir hayalim var, 2017 de gerçekleştirmek istediğim. Mevlam takdir eylesin hayırlısıyla inşallah..
Bereketinle gel 2017, huzur ver, sağlık ver, mutluluk ver..
Hoşgeldin !

























12 Ekim 2016 Çarşamba

Emirhan 5 Yaşında !







Ve Ekim yine geldi çattı.. Oğlum bir yaş daha aldı hamdolsun.
Sağlıkla, muhabbetle, mutlulukla nice yaşlara ciğer parem.
Rabbim hiçbir anneyi evladıyla sınamasın (ben de dahil).
Hep iyi insanlar çıksın karşına.. 
Seni en doğru şekilde yetiştirebilmeyi,
sana en güzel şekilde örnek olabilmeyi nasip etsin bize..
Şimdi avuçlarımızdasın henüz..
Ama biliyorum ki çok yakında bizim kontrolümüzden çıkacaksın..
Özgür olmak isteyecek ve bunun için mücadele edeceksin..
Zaman çok çabuk geçiyor, o günler çabuk gelecek hissediyorum.
Yüce mevlam seni ve tüm çocukları korusun.
Amin.
-------------------------------------------------------------------------------------
Bu yılki kutlamamızı evde dostlarımızla yapalım dedik. İyiki de öyle oldu. Çok güzel zaman geçirdik. Emirhan'la doğum günü aynı gün olmasa da aynı ayın çocukları olması itibariyle Efe kuzusunu da pasta üflemeye dahil ettik. Aklımda daha dolu dizgin bir masa hazırlamak vardı ama, kutlama tarihinin de bir türlü netleştirilememesinden dolayı ancak bu masayı hazırlayabildim. Rabbim tekrarını nasip etsin ve daha nice güzel sofralarda buluşmayı nasip etsin. Amin.





İyiki doğdun annem ! Seni çok seviyorum !


 5 Yaş Hatırası



Şeker dostlar :)


Kutlama ekibi
(annem ve babam bizi çekiyorlar, hemen bir selfie çubuğu almalıyım :))

19 Ağustos 2016 Cuma

Bir tutam hayat

Uzun zaman olmuş yine her zamanki gibi :)
Sosyal platform çok olunca bloga yazmak biraz zahmetli geliyor bana. Ama aslında en iyi anılar da burada not düşülüyor. Ben facebook ta neredeyse hiç fotoğraf paylaşımı yapmıyorum.
İnstagram için bunu söyleyemiycem. Orayı daha seviyeli ve yeterli buluyorum ve de seviyorum.
Hayat duraksız devam ediyor tüm hızıyla..
Birileri geliyor birileri göçüyor bu kervandan..
Bizler erişkin olma yolunda biraz daha adımlamış olurken bebekler çocukluğa, çocuklar biraz daha büyük çocukluğa erişiyorlar :)
Son yazıklarımdan sonra biraz özetleyecek olursam, Türkiye'deki karışıklıklardan ötürü dostlarımızla planladığımız Karadeniz turunu bu yıl ertelemek durumunda kaldık.
Aslında olay öncesinden de çocukların küçük olması bizi biraz daha düşünmeye sevk etmişti ama bu olay da bahanesi oldu sanırım :) Seneye Allah Kerim dedik.
Yıllık iznimin bir kısmı düğünlerle bir kısmı tatille geçti.
Kalan bir kısmını henüz bir yere koyamıyorum, çünkü bitirmek istemiyorum :(
Canım kuzenim Tuğba'nın yuvasını kurmasına şahit olduk ve ayrıca kardeşim evlilik yolundaki ilk adımını attı..

Tuğba'mızın en mutlu günü, tabi bizim de :)



eksikler olsa da büyüyen aile tablomuz :)


Bu iyi gün telaşeleri içinde gurbetten gelen sevdiklerimizle bol bol hasret giderdik, gecenin geç vakitlerine kadar doyumsuz sohbetler yaptık..


Vedalaşırken kuziciğimle yakalamışlar bizi :)


Düğünler bitince ve herkes evine dönünce biz de kendimizi yaşadığımız yere en yakın olan sahile 5 günlüğüne atıverdik. Çocuklu tatil zor, gittiğimiz yer tam teşekküllü bir yer olmayınca onları oyalamak da zor oluyor. Zaten tatilin ikinci gününden sonra, bir rutin sağlamış oluyorsunuz. Sevdiceğim ve ben çok memnun kalmasak da bu kısa tatilden, çocuklarla yapılabilecek iyi aktivitelerden biriydi işte.. :)


Ne romantik bir an :)

Gülendam Hira'm, canım kızım. Çok şükür tuvalet eğitimini tamamladık. 2 yaş 3 aylıkken abinden biraz daha üstün başarı göstererek ve beni daha az yorarak bu aşamayı da şükürler olsun ki geride bıraktık. Tabi bunda tecrübemin ve evde örnek olabilen ikinci bir çocuğun olması tartışmasız bu işi kolaylaştırdı. Ve ikinci büyük devrim Hira kuşunun kreşe başlaması oldu. Henüz yeniyiz ama ilk bir haftayı sorunsuz, sadece öğlen uykusu öncesi birkaç damla göz yaşı akıtarak-ki ben bunu evdeki alışkanlıkları aniden bırakmanın yaşattığı travma olarak gördüm- atlattık. Emirhan'ın da aynı kreşte bulunuyor olması yine işleri kolaylaştırdı tabi. O da bu yıl kreşe devam edecek. Çevremizde tam gün bir ana okulu bulunmadığından ve yarım günle bu işi kurtaramayacağımızdan, ayrıca kreşin çocuğun gelişimindeki katkısını göz ardı edemediğimizden bu şekilde bir yol izledik. Umarım hata yapmıyoruzdur. Çünkü bazen sabahları onu uyandırmak ciddi problem oluyor, uyanmak ve kreşe gitmek istemiyor. 20 aylık olduğundan beri düzenli olarak kreşe gidiyor. Bu tempoya alışmıştır artık diye düşünsek de aslında o da evde geç saatlere kadar uyumayı, tembellik yapmayı, kısıtlanmadan özgürce istediği zaman istediğini yapmayı hak ediyor.. Ama mevcut şartlarımız ne yazık ki bu kadarına izin veriyor. Canım oğlum, inşallah bir gün bizi anlarsın ve bunun için bizden hesap sormazsın..


Bu aralar bu şekiller, bi pozlar aman aman :)


Kurban bayramına az bir zaman kaldı. Kısmet olursa bu yıl da Ankara'da geçirmeyi planlıyoruz. Bu yıl Ankara'ya ben hiç gidemedim, bayramda gitmek iyi oluyor aslında, normalden daha fazla kişiyle görüşme imkanımız oluyor.
Son baharın belirtileri henüz buralarda hissedilmiyor. Hava gündüz hala 34 derece dolaylarında hatta bazen daha yüksek seyrediyor.. Vallahi kışı özledim, üşümeyi özledim. Ayrıca kışın hobilerimle daha çok ilgileniyorum. Yazın insanın canı pek bişey kesip biçmek ya da örmek istemiyor. Ama bir arkadaşımın ricası üzerine, keçeden bir yastık hazırladım. Çoktaaaaan sahibini mutlu etti bile..


modeli internetten aldım,biraz değiştirdim :)


Hayat serüvenimizden bir kesitin daha sonuna geldik.. :)
sağlıcakla..





25 Mayıs 2016 Çarşamba

Kız olmak..



Benim çocukken çok fazla oyuncağım olmadı. Bunda temel etken maddi imkansızlıklardı. Almanya'dan gelen bir bebeğim vardı, en kıymetli oyuncak oydu benim için (şuanda onunla kızım oynuyor:)) 
Onun dışında oyuncaklarımı kendim uydururdum. Eski ilaç kutularından ve annemin artık kullanmadığı çay tabakları (ki bunlar melamindi ve oynamaya çok müsaitti) oyuncaklarım olmuştu. 
Bir kız vardı bizim mahallede, ona da yurt dışından bi yerden oyuncak bir bebek gelmişti ama onunki tam teşekküllü bir oyuncaktı. Portbebesi, biberonu, yedek kıyafetleri falan vardı. Öyle çok isterdim ki benim de olsun, ya da sokağa indirse de oynatmasa da bizi en azında bir incelesem diye :)

Ahhh çocukluğum. 

Şimdi şartlar çok daha iyi kesinlikle. Eskiden oyuncaklar çok sınırlı imkanlarla alınabiliyordu, şimdi her bütçeye uygun kalitesine göre değişen oyuncaklar mevcut. Misal geçen A101'de kız çocuklar için bir çay seti oyuncağı gördüm, 6 tl gibi bişeydi, çin malı falan da değil, baya yerli üretim. Bu paraya çocuğunu oyuncaksız koymaya değer mi? :) Oyuncakların çocukların gelişimi üzerine etiklerini hiç yazmayacağım zaten, o kadar bilgim yok :) Ha, eksikliğin de ne olacak derseniz, aha da benim gibi aklı 90'lada, hala o oyuncak port bebede kalan temsili bir insan olur çıkar :) Kızım az daha büyüsün diye bekletiyorum portbebeli oyuncağı :)

Hiram 2 yaşını doldurduktan sonra oyun kurma, oyuna birilerini dahil etme, kızsal bir güdüden kaynaklandığını düşündüğüm "evcilik oynama" moduna girdi,
gözümüz aydın :) Sürekli kahve içiyoruz, mekan-zaman ayırt etmeksizin :) Beni oyuna dahil edemiyorsa (işim falan varsa) bakıyorum topluyor ayı,bebek ne varsa herkes kahveye :) (bu kahve muhabbeti de annemin komşusuyla her sabah içtikleri kahveden geçmiş olmalı) Çay, süt yok, kahve var :)

Gülendam Hira 25 aylık

Kitapları da çok seviyor. Önceden okuduğumu dinlemezdi, sayfaları karıştırır ya da bıdı bıdı ederdi. Şimdi ciddi ciddi dinliyor, sonra kitaptaki resimleri inceliyoruz. 

Tuvalet eğitimine adım adım geçmeye çalışıyoruz. Henüz yapmadan önce haber vermiyor ama yaptıktan sonra yaptım diyor (bu da önemli bence :)) Emirhan'da çok stres yaşamıştım, o yüzden acele etmiyorum şimdi. O hazır olunca belli edecek zaten kendini. Sürekli çiş var mı diye piskopata bağlamayalım yine dimi ama :)

İki satır oyun gelişimini yazayım dedim, ne çok şey yazdım. Özetle kız oyunları daha güzel anacım, Emirhan'la araba yarışları, puzzeller, legolardan sonra kahve içmek gibisi yok :)

Sağlıcakla..

27 Nisan 2016 Çarşamba

Wishlist (dilek,istek,ah keşke olsa listesi:)

Hayaller de olmasa hayattan ne kalır geriye..
Şarkı sözü gibi oldu bu :) Yoksa şarkı sözü müydü, hatırlayamadım şuan..

Bazen olsun diye beklediğimiz ama olmayan ya da geç olan, ama artık eskisi gibi heyecan uyandırmayan şeyler yaşıyoruz.
Gerçekleşmesede, olsun, istemek de güzel bence :)

Çok şükür yıllardır olsun diye dua ettiğimiz, bin bir emekle, sabırla beklediğimiz evimize kavuştuk. Allah herkese kendi evinde oturmayı nasip etsin. Amin.
Ben de bir wishlist oluşturayım dedim, insanoğlunun arzuları, istekleri biter mi :) Neyse bu da burda dursun, istemesi bizden, mevlam kerimdir.

1. Etamin hat işi:

Çok oldu elime iş almayalı. Şöyle anlamlı bişeyler işlemek istiyorum. Boş duvarlara asılası, ama baktın mı da bakanın içini doldurası bişey..


2. Kitaplık:

Çocuklar bu aralar kitaplara çok meraklı, beğendiğimizi alıyoruz ama düzenli olarak bir araya koyabileceğimiz bir kitaplık ihtiyacımız var.


3. Balkon dekorasyonu:

Eski evimde çok küçük bir balkonumuz vardı. Sıcak memlekette evlere niye küçücük balkonlar yaparlar anlamam. Ama şükürler olsun ki kocaman iki balkonum var artık ve bunlarla ilgili aklımda türlü projeler..


4. Eski dostlarla bir araya gelmek:

Sosyal medya iyi, güzel, hoş da bir arada sohbet etmenin hazzını vermiyor elbette.. Memleketimin her biri bir köşesinde yaşayan dostlarımla bir gün bir araya gelmeyi çok istiyorum..



5. Kutsal topraklara ziyaret:

Bu yıl nasip olmadı ama inşallah önümüzdeki yıl..



6. Köy evi:

Şehirler öyle kalabalık ki.. Hele bizim yaşadığımız yer! yüz ölçümüne düşen insan sayısı bunalacak cinsten. Hafta sonu oldu mu insan çocuklarla gidecek bir yer olsun istiyor. Ayağı toprağa değsin, eliyle toplayıp yesin, ayakları sudan çıkmasın.. :)



Not: Fotoğraflar internetten alıntıdır.